Nerdeydim?- Nerdeyim!

Hani böyle hep ahkam keserdim ben çok dürüstüm diye. Çok kötü bir şey oldu. Yeterince dürüst değilim dedim (Sanki insanlarla sürekli bu konuda sorun yaşamıyormuşum gibi) Daha çok dürüst oldum. Son zamanlarda annemin bana 'Hilal, insanlar bu dürüstlüğünü haketmiyorlar kızım, üzülürsün!' dediği anları hatırlıyorum. Hayır anne ben çok üzülmüyorum. Kafamın içindeki sesler dışarıda artık. Düşünüyorum ve söylüyorum. Hissediyorum ve söylüyorum.

Şimdi ben böyle oldum diye dünya değişti mi peki? Tabii ki hayır. Ama şimdi bana daha da bir can sıkıcı geliyor iki yüzlülükler. İnsan inandığını yaşamalı, düşündüklerini destekleyen hareketlerde bulunmalı değil mi? İnandıklarımla eylemlerim farklı ise nerede bunun ahlaki yönü yok efendim karakterliliği? Sinirlenmiyorum hayır, üzülüyorum- hatta acıyorum.

Sonra bildiğimi kimsenin bilmediği bazı cümleler geliyor aklıma. Bu defa kendime üzülüyorum. Onları bilerek nasıl kendi yarattığıma kandığıma şaşırıyorum. Yahu alıp yüzüme çarpsalarmış aynı şey. Gerçeği almışım elime, bakmamışım ama yüzüne.

Neyse- sonuç olarak bu yazı kendim için yazdıklarımdan biridir. Kimsenin anlaması gibi bir yükümlülük yok içinde. Ben anlıyorum, ben hatırlamak istiyorum ki tekrar aynı şeyler yaşanmasın. Bir hayat aynı hataları yinelemek için çok kısa.

Bilmem anladın mı Hilal? Eğer geri dönüp de bu yazıyı okuduysan anlamış ol ki bir daha adımlarını atarken yarattıklarına değil gerçeklere odaklan!

Bazen gerçekten salak bir insanım ben. Çok salak hatta.Niye ben salak oluyorum ya. O salak, onlar salak. Huh!