Saçmalama nöbeti =)

Yahu ne duygusal bir insanmışım arkadaş! Gerçi blogu günlüğe çevirmişliğimden belli oluyor sanırım. 4-5 gün önce şok oldum bir haberle. İşin aslı şok olmamam gerekirdi zira insanların nasıl olduğu, hangi durumda ne yaptığı pek de sır değil. Ne olduğunu söylemeyeceğim ama öğrendiğim şey bir insana olan güvenimi, saygımı ve sevgimi oldukça sarstı. Herneyse... Bunları geçersek olay kişinin yapmış olduğu bir eylemle ilgili. Ve öğrendiğim günden bu yana gözümün önünde sürekli aynı eylem biraz değişen sahnelerle birlikte.

İnsanlar böyle cinnet geçiriyorlar bence. Bıraktığı etkiler de hep değişiyor. Bazen böyle yoğun bir nefret hissiyatı. Sonra dibe sokan bir hüzün, ağlamaklı bir surat. Derken ne hali varsa görsün o kaybeder şeklinde bir ego...aman tanrım nasıl bir haleti ruhiyedir bu...iniş çıkış demek az kalıyor. İşte o nefret anında esas kişimizi görsek mesela cinayet psikolojisini anlarız. hoş ben birini öldüremem ama biri öldürse üzülmeyebilirim o psikoloji anında. Ya da üzülürüm bilmiyorum. İşte tam da bu psikoloji :)

Neyse ertesi gün sınavı olan bünyem yine düşünmemesi gereken konu, olay ve kişilere odaklandı şu anda. Topla kafanı kızııım yarın parrrrlayacak(!) o sınav!!! Lütfen bildiğim yerlerden gelsin sorular yeaa...gerçi bildiğim yer var mı onu da bilmiyorum. Şu an sadece böyle bir kavun şarabı olsun, leonard cohen'in sesini arka fona alayım, kaloriferin tepesinden dışarıda düşen yağmur damlalarını sayıp tuhaf algoritmalar yaratayım istiyorum....
..BİTTİ.. Daha da saçmalamıyorum!